BRAGIflash
Download on the App StoreGet it on Google Play
B2Orta üstü3 dk okumaGüncellendi

lassen + Infinitiv: bir şeyi yaptırmak, izin vermek ve sich lassen

lassen + zu’suz mastar = yaptırmak ya da izin vermek; sich lassen + mastar = yapılabilir. Perfekt’te normalde habe … lassen denir, gelassen değil.

Kural

lassen iki ayrı iş görür. Tek başına asıl fiildir: «bir şeyi bir yerde bırakmak» ya da emir kipinde «bırak, yapma» anlamına gelir. Yanına ikinci bir fiil yalın mastar (zu’suz Infinitiv) olarak gelince «bir şeyi yaptırmak» ya da «birinin bir şey yapmasına izin vermek» demektir. Bu kullanımda bir kip fiili (Modalverb) gibi davranır: zu almaz ve mastar fiil çerçevesini (Verbklammer) kapatır.

lassen + Infinitiv’in üç anlamı vardır:

  • Ettirgen: işi başkasına yaptırırsın. Wir lassen das Auto reparieren. Türkçedeki ettirgen eki (tamir ettirmek, kestirmek) tam karşılığıdır. İşi yapan kişi belirtme hâlinde (Akkusativ) söylenir: Ich lasse den Klempner kommen. Dikkat: Türkçede geçişli fiillerde bu kişi yönelme hâline girer («raporu stajyere yazdırıyor»), Almancada ise Akkusativ’de kalır: den Praktikanten den Bericht schreiben. İş öznenin kendisi için yapılıyorsa ve etkilenen şey zaten Akkusativ nesneyse, yararlanan kişi yönelme hâline (Dativ) girer: Ich lasse mir die Haare schneiden. Türkçede bunu iyelik eki taşır: saçımı kestiriyorum.
  • İzin: yapmasına izin verirsin, engellemezsin. Sie lässt ihn ausreden. İzin verilen kişi de Akkusativ’dedir.
  • sich lassen + Infinitiv: yapılabilir. Das lässt sich reparieren = Das kann repariert werden (tamir edilebilir). können’li edilgen yapının gündelik bir seçeneğidir. Çoğunlukla leicht, gut, kaum gibi bir zarf ya da bir olumsuzluk taşır, ama bunlar zorunlu değildir: Das lässt sich machen.

Biçimler. lassen güçlü bir fiildir; du ve er/sie/es biçiminde a → ä olur (du lässt, er lässt), Präteritum’u (yazıda geçmiş zaman) ließ’tir. Perfekt’te (konuşmada geçmiş zaman, -di) iki biçimi vardır: lassen tek başınaysa ortaç gelassen olur (Ich habe den Schlüssel im Auto gelassen); yanında ikinci bir mastar varsa ortacın yerini mastar alır, yani Ersatzinfinitiv (çift mastar): Ich habe das Auto reparieren lassen. sich’li yapıda da aynısı geçerlidir: Das hat sich leicht reparieren lassen.

Sözcük dizilişi. Ana cümlede lassen 2. sırada, mastar(lar) en sonda durur. Basit zamanlı yan cümlede çekimli lassen en sona gider (…, weil ich das Auto reparieren lasse), Türkçedeki fiil sonu düzenine benzer. Çift mastarlı yan cümlede ise çekimli haben iki mastarın önüne geçer: …, weil ich das Auto habe reparieren lassen.

Gündelik bir kullanım daha: Lass uns …! / Lasst uns …! bir davettir, Türkçedeki «-elim» gibi.

Örnekler

  • Ich lasse den Schlüssel zu Hause. — Anahtarı evde bırakıyorum.
  • Lass mich! — Beni rahat bırak!
  • Wir lassen das Auto morgen reparieren. — Arabayı yarın tamir ettiriyoruz.
  • Ich lasse mir die Haare schneiden. — Saçımı kestiriyorum.
  • Der Chef lässt den Praktikanten den Bericht schreiben. — Şef raporu stajyere yazdırıyor.
  • Sie lässt ihn ausreden. — Onun sözünü bitirmesine izin veriyor.
  • Meine Eltern lassen mich nicht allein verreisen. — Annemle babam tek başıma seyahate çıkmama izin vermiyor.
  • Das Fenster lässt sich nicht öffnen. — Pencere açılamıyor.
  • Ich habe das Auto reparieren lassen. — Arabayı tamir ettirdim.
  • Ich weiß nicht, warum sie den Vertrag nicht hat prüfen lassen. — Sözleşmeyi neden kontrol ettirmediğini bilmiyorum.
  • Lass uns morgen ins Kino gehen! — Yarın sinemaya gidelim!

Tablo

Kişi Präsens Präteritum
ich lasse ließ
du lässt ließest (ließt)
er/sie/es lässt ließ
wir lassen ließen
ihr lasst ließt
sie/Sie lassen ließen

Emir kipi (Imperativ): Lass! – Lasst! – Lassen Sie! · Perfekt: tek başına hat gelassen, ikinci bir mastarla hat … lassen.

Kalıp Yapı Örnek Perfekt
asıl fiil (bırakmak, kesmek / rahat bırakmak) lassen + Akkusativ (+ yer) Ich lasse den Schlüssel zu Hause. Ich habe den Schlüssel zu Hause gelassen.
ettirgen (yaptırmak) lassen + Akkusativ/Dativ + Infinitiv Ich lasse mir die Haare schneiden. Ich habe mir die Haare schneiden lassen.
izin (izin vermek) lassen + Akkusativ + Infinitiv Sie lässt ihn ausreden. Sie hat ihn ausreden lassen.
olanak (= können + Passiv) sich lassen + Infinitiv Das lässt sich reparieren. Das hat sich reparieren lassen.

Sık yapılan hatalar

  • ⚠️ Ich habe das Auto reparieren gelassen. → ✅ Ich habe das Auto reparieren lassen. — yanlış değil, ama seyrek: ikinci bir mastar varken norm Ersatzinfinitiv’dir; gelassen tek başına duran lassen’in ortacıdır.
  • ❌ Ich lasse mein Auto zu reparieren. → ✅ Ich lasse mein Auto reparieren. — lassen, kip fiilleri gibi zu’suz yalın mastar alır.
  • ❌ Das Fenster lässt nicht öffnen. → ✅ Das Fenster lässt sich nicht öffnen. — «yapılabilir» anlamı dönüşlü zamir sich olmadan kurulmaz.
  • ❌ …, weil ich das Auto reparieren lassen habe. → ✅ …, weil ich das Auto habe reparieren lassen. — çift mastarlı yan cümlede çekimli fiil iki mastarın önüne geçer.
  • ❌ Ich lasse mich die Haare schneiden. → ✅ Ich lasse mir die Haare schneiden. — die Haare zaten Akkusativ nesnedir; işin kimin için yapıldığı Dativ ile söylenir.

İlgili konular

Çift mastar kip fiillerinde de aynı biçimde işler. Das lässt sich reparieren yapısını können’li edilgenle karşılaştır; zu’yu hangi fiillerin gerektirdiğini de zu’lu mastar konusu gösteriyor.

Sık sorulan sorular

Almancada lassen + Infinitiv ne anlama gelir?

Üç anlamı vardır: işi başkasına yaptırmak (Ich lasse das Auto reparieren), bir şeye izin vermek (Sie lässt ihn ausreden) ve sich ile bir şeyin yapılabilir olması (Das lässt sich reparieren). Mastar zu almaz.

Neden «habe reparieren lassen» deniyor da «gelassen» denmiyor?

İkinci bir mastar varken lassen normalde ortacının yerine mastarı kullanır; buna Ersatzinfinitiv (çift mastar) denir ve kip fiillerinden tanıdıktır. gelassen yalnızca lassen tek fiilken olağan ortaçtır (bir mastarın yanında seyrektir): Ich habe den Schlüssel im Auto gelassen.

«Ich lasse mir die Haare schneiden» ile «Ich schneide mir die Haare» arasındaki fark ne?

lassen’li cümlede saçı başkası, yani kuaför keser: saçımı kestiriyorum. lassen olmadan saçını kendin kesersin. Zamir Dativ’dir (mir), çünkü die Haare zaten Akkusativ nesnedir.

«Das lässt sich machen» ne demek?

«Bu yapılabilir» demektir. sich lassen + Infinitiv olanak bildirir ve kann gemacht werden yapısının yerini tutar; işi yapan söylenmez. Sık sık leicht, gut, kaum ya da bir olumsuzlukla gelir, ama bunlar zorunlu değildir.

lassen’li yan cümlede fiiller nereye gelir?

Basit zamanda çekimli lassen en sona gider: …, weil ich das Auto reparieren lasse. Çift mastarlı Perfekt’te ise çekimli haben iki mastarın önüne geçer: …, weil ich das Auto habe reparieren lassen.